Kafein’in Etkisi

Çayın insan sağlığı açısından önemi içerdiği kafein nedeni ile yorgunluk giderici ve canlılık

Verici etkisinden kaynaklanmaktadır. Kafein, çayın demlenmesi sırasında, büyük oranda deme geçmektedir. Kafein ve kafeinden oluşan metabolik maddeler vücutta birikmeyip metil ürik asit şeklinde dışarı atıldığı için insan sağlığına zararlı olmamaktadır. Çaydaki kafeinin kalp ve dolaşım sistemi için hafif bir uyarıcı olabileceği ve böylece arteoskleroz (damar sertliği) olasılığını azaltabileceği düşünülmektedir. Çaydaki kafein, konsantrasyonu artırabilir, tat ve koku alma duyularını güçlendirebilir. Çayın hazım sağlayan sıvıları, böbrekler ve karaciğer de dahil olmak üzere metabolizmayı uyarır. Böylece toksinlerin ve diğer istenmeyen maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.

Londra Galler Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan bir araştırma, çayın içindeki etkin maddelerin, insanların konsantrasyonlarını arttırdığını ve öğrenme yetenekleri üzerinde olumlu etki yaptığını ortaya koymuştur. Araştırmacılara göre, kişinin ihtiyacı olan kafeini, çay dışında bir içecekten alması halinde etki aynı olmamaktadır. Uyanık kalmayı ve zihin açıklığını sağlayan çay yorgunluk ve depresyona iyi gelmektedir. Bit miligram kafeinden sonra, ön beyin kabuğunda düşünce akışı netleşir, birbiri ardına çağrışımlar olur ve yorgunluk unutulur. Ayrıca kafein, çayın idrar artırıcı etkisine de önemli ölçüde katkıda bulunur.

Damar sertliğini önlüyor…

Tıp dilinde arteroskleroz olarak adlandırılan damar sertliği hastalığında, atardamar duvarları esnekliğini yitirip sertleşmekte ve kan dolaşımında ortaya çıkan bozukluk, kalp krizi ve beyin kanamasına yol açmaktadır. Çayda bol miktarda bulunan ve “flavanoid” adı verilen antioksidanlar, vücuttaki LDL’nin (kötü kolesterol) oksidasyona uğramasını önleyerek olumsuz etkisini ortadan kaldırır. Hollanda’daki Wageningen Üniversitesi araştırmacılarından Dr. Johanna Geleinjse başkanlığındaki ekibin yaptığı araştırma, arteoskleroza yakalanma riskinin günde bir veya iki bardak çay içenlerde %46, dört bardak çay içenlerde %69 oranında azaldığını kanıtlamıştır. Yaklaşık 3500 kişi arasında yapılan araştırma, çayın koruyucu etkisinin, kadınlarda, erkeklerden daha fazla olduğunu ortaya koymasına karşın bunun nedenini açıklayamamıştır. Çayda bulunan organik maddeler, yüksek kan basıncını, yüksek kolesterolü ve damar sertliğini önlediği gibi, kalbin ritmini de güçlendirmektedir.

 Ağız sağlığına olumlu katkı…

Diş çürümelerine karşı bilinen en iyi madde floridtir. Çay, az sayıdaki florid kaynaklarından biridir. Bilim adamları, günde altı bardak içilen çayın, diş çürümelerini önlediği, ağızdaki bakterileri kontrol altında tutarak plak oluşumunu azalttığı ve antiseptik olarak dişeti hastalıklarının tedavisinde kullanılabildiğini ortaya çıkardılar.

Kansere etkisi

Yapılan araştırmalar hem yeşil hem de siyah çayların tüketilmesinin kanser riskini-özellikle akciğer, bağırsak ve cilt kanserleri azaltabileceğini bildirmektedir. Siyah çayın bileşenlerinin antioksidan etkisinin olabileceği, kanser yapıcı hücrelerin oluşmasını engelleyebileceği düşünülmektedir.

Çay, genetik özellikleri belirleyen DNA’yı  kontrol altında tutmaktadır. Bu da genlerin bozularak kanserli hücrelere dönüşmelerini önler. Eğer DNA doğru bir şekilde kopyalanmazsa, yanlış ve bozuk DNA elde edilir bu da genlerin genel yapısında bir bozukluğa yol açar. Bu bozukluklar da çeşitli kanserlere neden olur.  Kanser riskini azaltıyor.

Çayın, flavinoid denilen anti oksidanlar açısından zengin olduğu öteden beri bilinmektedir. Bu madde de kanseri önleyici nitelik taşımaktadır Ağır ve yağlı yemeklerden 1 saat sonra içilen çayın hazmı kolaylaştırır. Çay, vücutta metabolizma sonucu oluşan zararlı atık ve zehirli maddeleri azaltır ve yok eder. Bu olumlu etki, çaydaki (P) vitamini diye adlandırılan antioksidan özellikli fenolik bileşiklerden kaynaklanır. Çay, bu yönüyle de bazı kanserlere karşı insan vücudunu korur. Çaya rengini veren fenolik bileşikler, damar çeperlerini güçlendirir. Sonuçta damar çeperlerinin yırtılması sonucu meydana gelebilecek, başta beyin kanaması olmak üzere her türlü kanama riskini azaltır.Siyah ve yeşil çayın, kalp hastalıkları riskinin yanı sıra mide ve yemek borusu kanseri riskini de azalttığı tesbit edildi. Amerikan Kanser Araştırma Kuruluşu’nun 93. kongresinde, konuyla ilgili yaptıkları bir araştırmanın sonucunu açıklayan ABD’deki Keck Tıp Okulu ve Çin’deki Şanghay Kanser Enstitüsü uzmanları, çayın içindeki anti oksidan bileşik polyphenols’un midede kansere neden olabilen kimyasal maddeleri parçalayarak yok ettiğini bildirdiler. Araştırmayı 45-64 yaş grubundaki 18 bin 344 erkek denek üzerinde yapan Amerikalı ve Çinli bilim adamları, çay içenlerin idrarlarında kansere yol açan kimyasal maddelerin daha az, mide ve yemek borusu kanserinin yarı yarıya az görüldüğünü açıkladı. Havuç, ıspanak, meyve ve diğer sebzelerde bulunan anti kanserojen madde karoten’i yeterli derecede almayan, sigara ve alkol tüketen ve midelerinde H pylori bakterisi bulunan kişilerde mide kanseri riski bulunuyor. Yeterli miktarda çay içen ve mide sağlığına önem veren kişilerde ise bu risk azalıyor.Bilim adamları, çayın içindeki polyphenols maddesinin kansere yol açabilen kimyasal etkenleri önleyici etki gösterirken, C ve E vitamini gibi, proteinleri ve DNA’yı oksitlenmenin meydana getirdiği hasardan koruduğunu, sağlık hücrelerin hasar görmesini önlediğini ve kanser tümörlerinin büyümesini durdurduğunu bildirdiler.Daha önceki araştırmalarda yeşil çayın içinde bulunan polifenol maddesinin, kanser tümörlerinin etrafında oluşan ve tümörleri besleyen kan damarlarını tıkadığı belirlenmişti. Fareler üzerinde araştırma yapan bilim adamları, yeşil çayın cilde sürülen kremlerde kullanılmasıyla da cilt kanserine karşı tedbir alınabileceğini kaydettiler. Yeşil çay içme alışkanlığının bulunmadığı Batı’da, bu yüzden kanser vakalarının Uzakdoğu ülkelerine oranla daha fazla görüldüğü belirtildi. Günde 4-5 bardak yeşil çay içenlerin, cilt kanseri riskinden korunabileceklerini düşünen bilim adamları, cilt kanserine yakalanmış olanlara ise yeşil çayı kür edici bir ilaç olarak tavsiye edemeyeceklerini belirtiyorlar. Bu konuda yapılan araştırmaya ilişkin rapor, merkezi Chicago’da bulunan Amerikan Sağlık Birliği’nin yayın organı “Archives of Dermatology” de yayımlandı. Dr. Lesley A. Mitscher ise geçtiğimiz yıl yayınlanan ”Yeşil Çay  Kitabı” adlı çalışmasında ”Uzakdoğu Paradoksu” ile yeşil çay arasında bağlantı kuruyor. Çin ve Japonya’da büyük ölçüde sigara tüketildiğine ancak kalp damar hastalıklarının yaygın olmadığına değiniyor. Mitscher, ”Yapılan araştırmalara göre bunun nedeni yeşil çayın kolesterol ve yağ değerlerini iyileştirmesi, tansiyonu düzenlemesi ve damar sertliğini önlemesidir” diyor. Ayrıca ABD’de yapılan Hücre Biyolojisi Kongresi’nde de Purdue Üniversitesi’nden araştırmacı Dorothy Moore ve D. James Morre  ve yeşil çayın kanser hücrelerinin oluşmasını önlediğini ve kanserli  hücreleri öldürdüğünü bilimsel olarak açıklamışlar. İki araştırmacı  yeşil çayın yapraklarında bulunan EGCg adlı bileşimin özellikle göğüs, prostat ve kalın bağırsak kanserini önlediğini kaydederek günde dört bardak yeşil çay içenlerin korunduklarını belirtmişler. Geçtiğimiz yıllarda yapılan çeşitil araştırmalar çayın kalp hastalıkları, felç ve tromboza karşı olası etkilerini göstermektedir. Ayrıca çaydaki polifenollerin, kolestrolün damarlar tarafından emilmesini ve kan pıhtılarının oluşmasını engellediğine de inanılmaktadır. 

Önemli vitamin ve mineraller içerir…

Dünya literatüründe “tıbbi bitki olarak” kabul edilen çay, lezzetinin yanı sıra zengin vitamin ve mineraller içerir. Manganez, potasyum mineralleri, C ve E vitaminlerinin etkisini arttıran polifenoller bunlardan birkaçıdır. Sağlıklı bir yaşam için günde 2-5mg alınması gereken manganez, büyüme ve kemik gelişimi için önemlidir. Günde beş fincan çay içerek manganez ihtiyacının %45’ini karşılamak mümkündür. Bağışıklık sistemi ve doku yenilenmesinde önemli rol oynayan çay, vücudun direncini arttırır, metabolizmayı yeniler, kan yapar, hazmı kolaylaştırır ve susuzluğu giderir. Ayrıca çay, tek başına içildiğinde kilo yapmaz, bir fincanında yalnızca dört kalori vardır

Sağlıklı bir metabolizma için gerekli olan B vitaminleri, besinlerin enerjiye çevrilmesi için önemlidir. Suda eriyen ve vücutta birikime neden olmayan B kompleks vitaminleri, çay ektsresinde bol miktarda bulunmaktadır.

Güzelliğe destek yorgunluğa çare…

Göz banyolarında kullanılan çay, göz çevresi şişkinlikleri, morarmalar, kanlanma ve yorgunluktan oluşan rahatsızlıklara iyi gelmektedir